EURO
1
  • EURALL
    91.75 -0.20%
  • EURTRY
    55.61 -0.21%
  • EURMKD
    61.48 -0.17%
  • EURRSD
    117.52 -0.04%
  • EURUSD
    1.13 -0.20%
  • EURGBP
    0.86 -0.07%
  • EURCHF
    0.95 -0.02%
  • EURSEK
    11.33 -0.01%
  • EURAUD
    1.62 0.05%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Podcastler
Tüm Podcastler

Son Haberler
Tüm Haberler

Başbakanlık Ofisi’nde Anlaşma: Arnavut Partileri Sırbistan Seçimlerine Birlikte Giriyor
Diğer
Preşova, Bujanovça ve Medvece’den Arnavut siyasi oluşumlarının temsilcileri, Sırbistan’da 25 Ekim’de yapılacak parlamento seçimlerine “Arnavut Koalisyonu” adlı ortak listeyle katılma konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşmaya bugün Kosova Başbakanlık Ofisi’nde Arnavut siyasi temsilcilerle yapılan görüşmenin ardından varıldı. Başbakan Albin Kurti, partilerin iş birliği ve seçimlere ortak bir listeyle katılım konusunda uzlaştığını açıkladı. Sırbistan Meclisi milletvekili seçimleri 25 Ekim 2026’da yapılacak. Sırbistan Cumhuriyet Seçim Komisyonu da seçim listelerinin onaylanması sürecini başlatmış durumda. Kurti, siyasi oluşumların temsilcileri PVD’den Shaip Kamberi, APN’den Visar Memeti, PD’den Nagip Arifi, PDSH’den Agim Sabedini, LPD’den Shqiprim Musliu, LR’den Sami Salihu, AL’den Armend Aliu ve UDSH’den Naser Aziri’ye teşekkür etti. Kurti, “Görüşmeler ve tutumları birbirine yaklaştırma çabalarının ardından iş birliği iradesi ortak bir taahhüt şeklini aldı.” dedi. Görüşmeye ayrıca Arnavut Ulusal Konseyi Başkanı Enkel Rexhepi, Preşova Belediye Başkanı Ardita Sinani, Bujanovça Belediye Başkanı Arbër Pajaziti ile Medvece ve Yeni Pazar’dan temsilciler katıldı. Bugünkü görüşme, Kurti’nin 15 Eylül’de Preşova, Bujanovça ve Medvece’deki Arnavutların siyasi temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantının ardından yapıldı. Söz konusu toplantıda siyasi koordinasyon ihtiyacı ve Sırbistan’da Arnavutların parlamentodaki temsilinin güçlendirilmesi ele alınmıştı. Başbakan Kurti, ortak bir listede birleşmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, Sırbistan Meclisi’nde Arnavutlara garantili temsil sağlanması konusunu da gündeme getirdi. Kurti’ye göre, Kosova’daki Sırp toplumuna 120 sandalyeli Meclis’te 10 sandalye garanti edildiği dikkate alındığında, Preşova, Bujanovça ve Medvece Arnavutlarına da 250 üyeli Sırbistan Meclisi’nde en az beş sandalye garanti edilmesi gerekiyor. “Garantili temsil, hem Kosova’da hem de kuzey komşumuzda geçerli olması gereken bir ilkedir. Bu ilke, onların eşitliği ve haklarına aynı saygıyla uygulanmalıdır” dedi. Kurti ayrıca adreslerin pasifleştirilmesi, kamu kurumlarındaki temsil, ekonomik kalkınma, dil, kültür ve sembolleri, kendisine göre Preşova Vadisi’ndeki Arnavutların karşı karşıya olduğu başlıca meseleler arasında sıraladı. “Preşova Vadisi Arnavutlarının günlük yaşamına eşlik eden bu çabanın temelinde haklar ve kimlik bulunuyor.” ifadelerini kullandı. Başbakan, Kosova Hükümeti’nin Preşova, Bujanovça ve Medvece Arnavutlarına desteğini sürdüreceğini belirtti. “Kosova Cumhuriyeti, Preşova, Bujanovça ve Medvece Arnavutlarının hakları, kimlikleri ve refahı için onların yanında olmaya devam edecektir” diyerek sözlerini tamamladı Başbakan Albin Kurti.
1 saat önce
0
Devamını Oku
Deliu-Kodra, “Özel Mahkemeler Yasası Olmadan Devam Etmeyeceğiz”
Diğer
Kosova Demokratik Partisi (PDK) Milletvekili Blerta Deliu-Kodra, partisinin Kosova Meclisi çalışmalarının sürdürülmesine ilişkin kesin tutumunu açıkladı.  Deliu-Kodra, PDK Meclis Grubu’nun, Özel Mahkemeler Yasası Meclis’e getirilip görüşülmeden Genel Kurul’da başka herhangi bir konunun ele alınmasını kabul etmeyeceğini söyledi: “Bizim hiçbir milletvekilimiz, talep ettiğimiz yasa görüşülmeden Meclis’te bulunmayacak. Bu, Kosova’nın bugün ihtiyaç duyduğu bir girişimdir. Bir yasadan söz ediyoruz. Daha önce de konuştuk; Sayın Hamza da UÇK yöneticilerinin yargı sürecindeki finansmanı ve desteklenmesi konusunu gündeme getirdi.” Deliu-Kodra, PDK’nin bu konuda Hükümetten daha ciddi ve somut bir yaklaşım beklediğini belirtti: “En azından Hükümetin böyle durumlarda siyasi iradesini yalnızca bir açıklamayla ortaya koymamasını bekledik. Devletin temelleri tehdit edildiğinde normal bir hükümetin yalnızca ciddi bir tutum sergilemesi değil, tüm desteğini de ortaya koyması gerekirdi. Kosova’nın bugün öncelikli meselesi, Kosova devletini hedef alan karardır.”  Muhalefet milletvekili, Hükümete ve Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gërvalla’ya da eleştiriler yöneltti. Deliu-Kodra, uzun süren prosedürlerin ve uzmanlardan görüş alınması yönündeki gerekçelerin, 6 Ekim’deki sürenin geçirilmesi amacıyla kullanıldığını öne sürdü. Deliu-Kodra ayrıca, yasa konusunun sıradan bir gündem maddesi gibi ele alındığı yönündeki açıklamalara da tepki göstererek, PDK açısından bunun özel siyasi ve kurumsal öneme sahip bir mesele olduğunu vurguladı.
1 saat önce
0
Devamını Oku
İttifak, UÇK Yöneticilerinin Korunmasını ve Kurumsal Normalleşmeyi İstiyor
Diğer
İttifak Partisi (AAK) Genel Başkanı Ardian Gjini, bugün partisinin Başkanlık Divanı toplantısının gerçekleştirildiğini açıkladı. Toplantı, Lahey’deki Özel Mahkeme’nin kararının ardından ve Cumhurbaşkanı’nın seçimi için anayasal sürenin dolmasına kısa bir süre kala yapıldı. Gjini, İttifak'ın Özel Mahkeme konusundaki tutumunun değişmediğini belirterek, Lahey’de yargılanan UÇK yöneticilerine yönelik hukuki yardım konusunun parti siyasetiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi. Gjini, “AAK, Özel Mahkeme konusunda başından bu yana olduğu gibi net tutumunu sürdürüyor. Aynı zamanda tüm taraflardan, Lahey’deki UÇK yöneticilerine yönelik hukuki yardım sürecinin ve devletimizin haklarının savunulmasının hiçbir şekilde parti siyasetiyle karıştırılmamasını talep etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın seçilmesine ilişkin sürece de değinen Gjini, Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen sürenin sonuna yaklaşılırken sürecin daha fazla uzatılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Gjini, “Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen sürenin sonuna yaklaşılırken Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi sürecinin daha fazla ertelenmesi ve Anayasa Mahkemesi’nde süreler ve yeni başvurular üzerinden çeşitli manevralara gidilmesi, Kosova vatandaşları açısından daha büyük bir belirsizlik yaratma riski taşıyor.” dedi. İttifak'ın ülkenin geçmişi, bugünü ve geleceğiyle ilgili konularda tutarlı ve yapıcı bir tutum sergilediğini belirten Gjini, bu yaklaşımın sürdürüleceğini ifade etti. Gjini, “AAK, tarihimiz, bugünümüz ve çocuklarımızın geleceğiyle ilgili her konuda tutarlı ve yapıcı olmuştur.” diye yazdı. Gjini açıklamasının sonunda, İttifak'ın anayasal düzenin korunması ve ülkede kurumsal işleyişin yeniden sağlanması için siyasi çalışmalarını sürdüreceğini belirtti: “Anayasal düzeni korumak, kurumsal normalleşmeyi yeniden sağlamak ve ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemek için tüm siyasi yollarla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” 
1 saat önce
0
Devamını Oku
9 Kişi Hakkında Savaş Suçu Soruşturması: Bir Aylık Tutukluluk Kararı
Diğer
Priştine Temel Mahkemesi Özel Dairesi, “sivil halka karşı savaş suçu” işledikleri şüphesiyle yargılanan dokuz kişi hakkında bir ay süreyle tutuklu yargılama kararı verdi. Mahkeme tarafından yapılan açıklamaya göre D.D., M.R., M.R., R.R., S.D., S.D., V.L., R.R. ve D.D. isimli dokuz kişi, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin (YSFC) Ceza Kanunu'nun 142. maddesi ile 22. maddesi kapsamında düzenlenen “sivil halka karşı savaş suçu”nu işlemekle suçlanıyor. Duruşmanın ardından ön soruşturma hakimi, Kosova Cumhuriyeti Özel Savcılığı'nın dokuz şüpheli hakkında tutuklama tedbiri uygulanması yönündeki talebini kabul etti. Mahkeme, her bir şüpheli için tutukluluk süresini bir ay olarak belirledi. Mahkeme, tutuklama tedbirinin uygun bir önlem olduğuna hükmetti. Kararda, şüphelilerin serbest bırakılmaları halinde ceza soruşturmasının normal şekilde yürütülmesini engelleyebilecekleri, adli kovuşturmadan kaçabilecekleri ve adli makamlar tarafından ulaşılamaz hale gelebilecekleri yönünde gerçek bir risk bulunduğu belirtildi. Mahkemenin değerlendirmesine göre bu risk, şüphelilerin Sırbistan Cumhuriyeti vatandaşı olmaları ve burada ikamet etmelerinin yanı sıra Sırbistan Cumhuriyeti pasaportlarına sahip olmalarıyla da bağlantılı. Kararda, şüphelilerin adli kovuşturmadan kaçmak amacıyla Kosova dışına çıkarak adaletten kaçabileceklerine ilişkin somut bir risk bulunduğu ifade edildi. Karara itiraz etmek isteyen tarafların, Priştine Temel Mahkemesi aracılığıyla Kosova Temyiz Mahkemesi'ne başvurma hakkı bulunuyor.
2 saat önce
0
Devamını Oku
Anayasa Mahkemesi Tam Kararı Yayımladı: Cumhurbaşkanı 6 Ekim’e Kadar Seçilmezse Ne Olacak?
Diğer
Kosova Anayasa Mahkemesi, Meclis’in oluşturulması, Meclis Başkanlık Divanı ve Hükümetin seçilmesi ile Cumhurbaşkanı’nın seçimi için öngörülen sürelere ilişkin KO256/26 ve KO258/26 sayılı davalar hakkındaki gerekçeli kararını bugün yayımladı. Mahkemenin 23 Eylül’de aldığı karara göre Kosova Meclisi, anayasal 30 günlük sürenin dolmasının ardından oluşturuldu. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu sürenin aşılmasının Meclis’in otomatik olarak feshedilmesi sonucunu doğurmadığını açıkladı. Mahkeme, 7 Haziran’da yapılan seçimlerin nihai sonuçlarının 8 Temmuz’da onaylandığını dikkate aldı. Buna göre Meclis’in oluşturulmasının tamamlanması için öngörülen 30 günlük süre 7 Ağustos’ta sona erdi. Kararda, Meclis’in oluşturulma oturumunun yalnızca bu süre içinde başlatılmasının yeterli olmadığı, sürecin milletvekillerinin görevlerinin doğrulanması, yemin etmeleri ve Meclis Başkanı ile başkan yardımcılarının seçilmesiyle tamamlanması gerektiği belirtildi. Mevcut durumda milletvekilleri 6 Ağustos’ta görevlerini doğrulamış ve yemin etmişti. Meclis Başkanı’nın seçimi ise 9 Eylül’de gerçekleşti. Başkan yardımcılarının seçimine ilişkin süreç 11 ve 13 Eylül’de devam etti. Anayasa Mahkemesi, söz konusu sürenin bağlayıcı olduğunu belirtmekle birlikte, Anayasa’da bu sürenin ihlal edilmesi halinde Meclis’in otomatik olarak feshedilmesini öngören bir hüküm bulunmadığına hükmetti. Ancak Mahkeme’ye göre sürenin aşılması hukuki sonuçlar doğurdu ve diğer anayasal sürelerin işlemeye başlamasına neden oldu. Cumhurbaşkanı için süre 6 Ekim’de sona eriyor Kararın en önemli noktalarından biri Kosova Cumhurbaşkanı’nın seçimiyle ilgili. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi için öngörülen 60 günlük sürenin 8 Ağustos 2026’da başladığını ve 6 Ekim 2026’da sona ereceğini tespit etti. Mahkeme, Kosova Meclisi’nin Cumhurbaşkanı’nın seçimine ilişkin süreci bu süre içerisinde başlatıp tamamlaması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı 6 Ekim’e kadar seçilmezse, Anayasa’nın 82. maddesi uyarınca Meclis feshedilecek. Ardından erken parlamento seçimlerinin, Meclis’in feshedilmesinden itibaren 45 gün içinde yapılması gerekiyor. Başkan yardımcılarının seçimi Anayasa Mahkemesi, Meclis başkan yardımcılarının seçilme yöntemini de değerlendirdi. Mahkeme, başkan yardımcılarının ayrı ayrı oylanmasının Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nde başkan yardımcılarının mutlaka toplu olarak oylanmasını gerektiren bir hüküm bulunmadığı belirtildi. Kararda ayrıca, Meclis’teki en büyük ikinci parlamento grubuna ayrılan başkan yardımcılığı görevi de ele alındı. Mahkeme, Kosova Demokratik Partisi’nin (PDK), Vlora Çitaku’nun adaylığının yeterli oyu alamaması ve adaylığın geçici olarak geri çekilmesine rağmen kendi başkan yardımcısını önerme hakkını kaybetmediğine hükmetti. Mahkeme’ye göre söz konusu anayasal hak “tüketilmemiştir”. Bu nedenle milletvekillerinin, en büyük ikinci parlamento grubunun içinden bir başkan yardımcısını en kısa sürede seçmesi gerekiyor. Hükümetin seçimi Anayasa’ya uygun Anayasa Mahkemesi, 13 Eylül’de gerçekleştirilen Hükümet seçimini de değerlendirdi. Mahkeme, Hükümetin seçiminin Anayasa’nın 95. maddesine aykırı olmadığı sonucuna vardı. Karara göre Hükümet, ilgili anayasal süreler içerisinde ve Anayasa’nın öngördüğü gerekli çoğunlukla seçildi. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, Meclis’in anayasal sürenin aşılmasının ardından oluşturulduğunu, ancak bunun Meclis’in otomatik olarak feshedilmesine yol açmadığını tespit etti. Mahkeme ayrıca Hükümetin Anayasa’ya uygun şekilde seçildiğine, PDK’nin Meclis Başkan Yardımcılığı makamı için aday gösterme hakkını koruduğuna ve Cumhurbaşkanı’nın 6 Ekim’e kadar seçilmesi gerektiğine hükmetti. Anayasa Mahkemesi, geçici tedbir talebini de reddetti ve kararın yayımlandığı gün yürürlüğe girmesine karar verdi.
2 saat önce
0
Devamını Oku
PDK,  İngiltere'nin Priştine Büyükelçisine Tepki Gösterdi
Siyaset
Kosova Demokratik Partisi (PDK), İngiltere'nin Priştine Büyükelçisi Jonathan Hargreaves'in, Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) eski yöneticileri ve Kosova Cumhuriyeti'nin kurucuları hakkındaki Lahey'deki kararın “bireysel suçlarla” ilgili olduğu yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. PDK tarafından yapılan açıklamada, bu değerlendirmenin, kararın Kosova'nın geçmişi, bugünü ve geleceği açısından doğurabileceği geniş tarihsel ve siyasi sonuçları “kabul edilemez biçimde diplomatik olarak daralttığı” savunuldu. Partinin açıklamasında, Kosova Uzmanlaşmış Daireleri'nin gerekçeli kararında UÇK'nın “ortak suç girişimi” kavramı çerçevesinde ele alındığı belirtilerek, Hashim Thaçi, Kadri Veseli, Jakup Krasniqi ve Rexhep Selimi'nin, kararda UÇK'nın söz konusu “ortak suç amacına” katkıları nedeniyle sorumlu tutulduklarının tespit edildiği ifade edildi. PDK, söz konusu isimlerin 1999 yılında Sırp hedeflerine yönelik NATO bombardımanı sırasında NATO'nun başlıca işbirlikçileri arasında yer aldığının da bilinen bir gerçek olduğunu ileri sürdü. Açıklamada, kararın “bireysel suçlar” şeklinde nitelendirilmesinin, hükmün Kosova açısından taşıdığı önemi ve sonuçlarını yeterince yansıtmadığı savunularak, “Hiçbir diplomatik dil, bu kararın kabul edilemez içeriğini ve UÇK savaşı ile Kosova tarihinin yorumlanması üzerindeki sonuçlarını değiştiremez” denildi. PDK açıklamasında ayrıca, Kosova'da uluslararası adaletin, bazı siyasi aktörlerin siyasi sahneden uzaklaştırılması, bazılarının ise desteklenmesi amacıyla kullanılan siyasi bir araç olarak algılandığı ileri sürüldü. Parti, Kosova Uzmanlaşmış Daireleri'nin “adalet adına siyasi istismarın en görünür örneği” haline geldiğini savundu. Açıklamada, Kosova'nın İngiltere'nin ülkenin kurtuluşu ve devletin konsolidasyonundaki tarihsel rolünü takdir ettiği belirtilirken, Uzmanlaşmış Daireler'in işleyişine yönelik eleştirilerin İngiliz uzmanlar ve insan hakları kuruluşları tarafından da dile getirildiği ifade edildi. PDK, Kosova'daki savaşın tarihine ilişkin kendi değerlendirmesini savunmaya devam edeceğini belirterek, “Kosova'daki savaşın tarihsel gerçeklerini çarpıtan her türlü yoruma karşı çıkacağız” ifadelerini kullandı.
2 saat önce
0
Devamını Oku
Devlet Son 24 Saatte Yönetilmez, Her Şey Son Ana Bırakılıyor
Diğer
İttifak Partisi (AAK) Başkan Yardımcısı Besnik Tahiri, kurumların işleyiş biçimini sert bir şekilde eleştirerek, önemli meselelerin sürekli son ana bırakıldığını söyledi. Tahiri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümetin yönetim anlayışını eleştirerek, kurumların ancak kriz baskısı altında harekete geçtiğini savundu. Tahiri, “Bu yönetim anlayışı altında toplumun ne hale geldiğine bakın. Her şey erteleniyor, her şey son ana bırakılıyor ve kurumlar yalnızca kriz baskısı altında işliyor” ifadelerini kullandı. Tahiri ayrıca, Adalet Bakanlığı tarafından hâlâ Meclis'e gönderilmediğini belirttiği yasa tasarısıyla ilgili de soru yöneltti. “Adalet Bakanlığı bu yasayı neden Meclis'e geri göndermiyor? Bu yasa NASA’nın hazırladığı analitik bir belge değil. Birkaç maddeden oluşan, görüşülebilecek, değiştirilebilecek ve oylanabilecek bir yasa. Bu devlet karşıtı yaklaşım neden? Böyle yaparak kime iyilik ediyoruz?” diye yazdı. Cumhurbaşkanının seçimi ve devlet kurumlarının işleyişi konusunda da ciddi bir tartışma yürütülmemesini eleştiren Tahiri, mevcut yaklaşımın sorunların çözümünden ziyade bir krizden diğerine geçişe yol açtığını savundu. Tahiri, “Cumhurbaşkanının seçimi konusunda neden ciddi bir tartışma yürütülmüyor? İşleyen bir devlet ve hesap verebilirlik konusunda neden ciddi şekilde konuşulmuyor? Çünkü görünen o ki amaç krizleri çözmek değil, bir krizden diğerine geçmek.” dedi. İttifak  Başkan Yardımcısı Tahiri açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Bu yönetim değil. Sorunun sürekli son dakikaya kadar ertelenmesi. Devlet son 24 saatte yönetilmez.”
2 saat önce
0
Devamını Oku
Çitaku’dan, İngiltere Büyükelçisi Hargreaves’e Tepki
Siyaset
Rita Augestad Knudsen, Norveç Enstitüsü’nde Araştırma Profesörü Oldu
Diğer
Norveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (NUPI), Rita Augestad Knudsen’in enstitüdeki yaklaşık on yıllık çalışmasının ardından araştırma profesörlüğü görevine yükseltildiğini açıkladı. Başbakan Albin Kurti’nin eşi olan Knudsen; uluslararası güvenlik, terörle mücadele, risk, siber güvenlik ile siyaset ve uluslararası hukuk arasındaki ilişki üzerine araştırmalar yürütüyor. NUPI’nin açıklamasına göre Knudsen, 2016 yılında Güvenlik ve Savunma Araştırma Grubu’nda kıdemli araştırmacı olarak enstitüde çalışmaya başladı. Knudsen, 24 Eylül 2026’da “Research Professor” (Araştırma Profesörü) görevine yükseltildi. Knudsen, akademik yükselme başvurusunda araştırmalarını üç temel başlık altında topladı: uluslararası politika ve hukukta özgürlük, terörle mücadele ile riskin değerlendirilmesi ve kavramsallaştırılması. Knudsen, “Araştırmalarım aracılığıyla uluslararası güvenliğin, siyasetin ve hukukun merkezinde yer alan temel kavram ve uygulamaları, bunların politika yapımı ve teori açısından ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım.” dedi. Çalışmalarını özellikle teknoloji, güvenlik, özgürlük ve risk arasındaki bağlantılı konular üzerine sürdürmeyi hedeflediğini belirten Knudsen; aynı zamanda genç araştırmacıların desteklenmesine katkıda bulunmak istediğini ifade etti. Knudsen’in akademik yükselme başvurusu; Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nden Mona Kanwal Sheikh, Stavanger Üniversitesi’nden Profesör Sissel Haugdal Jore ve Södertörn Üniversitesi’nden Profesör Johan Eriksson’dan oluşan uzmanlar komitesi tarafından değerlendirildi. Komite, Knudsen’in NUPI’de araştırma profesörü görevine yükseltilmesi için gerekli kriterleri oy birliğiyle karşıladığı sonucuna vardı. NUPI Direktörü Kari M. Osland da Knudsen’in çalışmalarını değerlendirerek, özgürlük, terörle mücadele ve risk alanlarındaki araştırmalarının enstitüde yüksek bir standart oluşturduğunu belirtti. NUPI ayrıca Knudsen’in yaklaşık on yıl boyunca Terörizm ve Uluslararası Suç Araştırma Konsorsiyumu’na başkanlık ettiğini belirtti. Knudsen’in araştırma alanları arasında radikalleşme, siber güvenlik, uluslararası yaptırımlar, kendi kaderini tayin hakkı ve devlet inşası da bulunuyor.
3 saat önce
0
Devamını Oku
Kosova’nın Geleceğini Belirleme Hakkını Güçlü Şekilde Savunmaya Devam Edeceğiz
Siyaset
İngiltere’nin Priştine Büyükelçisi Jonathan Hargreaves, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Haziran 1999’da İngiliz birliklerinin NATO misyonu kapsamında Elez Han’dan  Kosova’ya giriş yaptığını hatırlattı. Hargreaves, bu operasyonun Kosova’daki etnik temizliği ve sivil halka yönelik şiddeti durdurma amacı taşıdığını belirtti. Slobodan Milošević’in politikalarının Kosova’da savaş suçlarına ve kapsamlı şekilde belgelenmiş baskılara yol açtığını ifade eden Hargreaves, yüz binlerce Kosovalı Arnavut’un ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını veya ülke içinde yerinden edildiğini söyledi. Hargreaves, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Rusya da dahil olmak üzere, Kosova’daki ağır insani durumdan defalarca duyduğu endişeyi dile getirdiğini belirterek, Milošević’in barış tekliflerini reddetmesinin 1999’daki NATO hava harekâtını ve NATO’nun Kosova’daki müdahalesini hızlandırdığını kaydetti. İngiltere, Kosova’daki rolüyle gurur duyuyor İngiltere’nin 1999’dan bu yana Kosova’da oynadığı rolle gurur duyduğunu belirten Hargreaves, ülkesinin uluslararası adalet, hesap verebilirlik ve uluslararası mahkemelerin kararlarına saygı ilkelerine bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Hargreaves, Kosova’nın Özel Daireler’in kurulmasını ve çalışmalarını destekleme yönünde zor bir karar aldığını belirterek, bu kurumların ülkenin kurtuluş mücadelesinde merkezi konumda bulunan örgütlerdeki bazı önemli isimler hakkında soruşturma yürütebileceğinin bilindiğini söyledi. Büyükelçi, Kosova’nın “hiçbir bireyin hukukun üzerinde olmadığı” ilkesini desteklemeye devam etmesinin bölge açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti. Son dönemde verilen mahkûmiyet kararlarının farklı topluluklardan mağdurlara karşı işlenen bireysel suçlarla ilgili olduğunu vurgulayan Hargreaves, bu kararların Kosova’nın devletliği, egemenliği veya geleceğini belirleme hakkıyla ilgili herhangi bir hüküm anlamına gelmediğini ifade etti. Hargreaves, “İngiltere, Kosova’nın geleceğini kendi belirleme hakkını güçlü şekilde savunmaya devam edecek. Hüküm giyen kişilerin kararları temyiz etme hakkı bulunuyor” ifadelerini kullandı. İngiltere’nin Batı Balkanlar hakkındaki gerçeğe ve bölgede kalıcı uzlaşının sağlanmasına yönelik güçlü bağlılığını sürdüreceğini belirten Hargreaves, bu konudaki desteğin devam edeceğini kaydetti.
3 saat önce
0
Devamını Oku
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing