- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Tiran’da Dünya Bektaşilerinin Lideri İftar Verdi
Tiran’da Dünya Bektaşilerinin Lideri İftar Verdi
0 dk
(Haber ve Bektaşilik hakkında temel bilgiler: M.Tevfik Yücesoy)
Dünya Bektaşilerinin ruhani lideri Edmond Brahimaj (Hacı Dede Baba), mübarek Ramazan ayı vesilesiyle 5 Mart 2026 akşamı Tiran’daki Bektaşi Dünya Merkezi’nde geniş katılımlı bir iftar programı düzenledi.
İftar programı, Bektaşi tarikatının merkezi olan Bektaşihane’nin merkezinde gerçekleştirildi. Programa çok sayıda Bektaşinin yanı sıra devlet yetkilileri, milletvekilleri, diplomatik temsilciler, uluslararası kuruluş temsilcileri ve farklı dini toplulukların liderleri katıldı.
İftara Katılan Devlet ve Diplomasi Temsilcileri
Programa katılan isimler arasında şunlar yer aldı:
•Bujar Spahiu – Arnavutluk Müslüman Topluluğu Başkanı
•Toni Gogu – Arnavutluk Adalet Bakanı
•Klodian Bulku – Devlet Din İşleri Komitesi Başkanı
•Anuela Ristani – Tiran Belediye Başkan Yardımcısı
•Shkëlqim Hajdari – Tiran Bölge Valisi
•Kathryn Hammond – ABD’nin Tiran Büyükelçiliği Maslahatgüzarı
•Marco Alberti – İtalya’nın Tiran Büyükelçisi
Ayrıca çok sayıda ülkenin diplomatik temsilcileri de programa katıldı. Bunlar arasında *Ukrayna, Libya, İsveç, Suudi Arabistan, Japonya, Brezilya, Kazakistan, Macaristan ve Yunanistan’ın büyükelçileri ile çeşitli diplomatik misyon temsilcileri yer aldı.*
Uluslararası kuruluşlardan ise şu kurumların temsilcileri hazır bulundu:
•UNICEF
•UNDP
•UNHCR
•Birleşmiş Milletler
Bunun yanında Arnavutluk Parlamentosu’ndan milletvekilleri, çeşitli bakanlık yetkilileri, güvenlik kurumları temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de iftara katıldı.
Edmond Brahimaj’ın Ramazan Mesajı
Programda iftar duasını yöneten Edmond Brahimaj, yaptığı konuşmada Ramazan ayının yalnızca bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda insanın kendini yenilemesi ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Konuşmasında Kur’ân-ı Kerîm’den şu ayeti hatırlattı:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı; umulur ki takvaya erersiniz.”
(Bakara Suresi 2:183)
Brahimaj, oruç ibadetinin insanı ruhen arındırdığını, sabrı güçlendirdiğini ve toplumdaki ihtiyaç sahiplerine karşı sorumluluk bilincini artırdığını ifade etti.
*Sali Njazi Dede’nin 150. Doğum Yılı Anıldı*
İftar programında Bektaşi dünyasının önemli liderlerinden Sali Njazi Dede (1876–1941) de anıldı.
1913 yılında Hacı Bektaş’ta Bektaşi lideri seçilen Sali Njazi Dede’nin, daha sonra Bektaşi merkezinin Arnavutluk’a taşınmasında büyük rol oynadığı hatırlatıldı.
Brahimaj konuşmasında, Sali Njazi Dede’nin yalnızca bir dini lider değil; aynı zamanda yüksek ahlak, bilgelik ve güçlü organizasyon kabiliyetiyle Bektaşi topluluğunu uluslararası düzeyde bir araya getiren önemli bir şahsiyet olduğunu ifade etti.
Konuşmasında Kur’ân’dan şu ayete de yer verdi:
“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici olan Kur’ân’ın indirildiği aydır.”
(Bakara Suresi 2:185)
İftar Programı Dua ile Sona Erdi
📝
*Arnavutluk’ta Bektaşilik*
Bektaşilik, kökleri Hacı Bektaş Veli’ye dayanan bir tasavvuf geleneğidir ve Balkanlar’da özellikle Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’da önemli bir etkiye sahiptir.
1925 yılında Türkiye’de tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından Bektaşi tarikatının uluslararası merkezi Tirana’ya taşınmış ve Arnavutluk zamanla dünya Bektaşiliğinin merkezi haline gelmiştir.
Bektaşilik Balkanlar’da genellikle hoşgörü, dinler arası diyalog ve kültürel çeşitliliğe açık yorumuyla tanınmaktadır.
*Bektaşi Devleti Tartışması*
Son yıllarda Arnavutluk’ta Bektaşi merkezinin bulunduğu alanın sembolik egemenliğe sahip küçük bir dini yapıya dönüştürülmesi fikri de gündeme gelmiştir. Bu proje, Bektaşi tarikatı için Vatikan benzeri küçük bir dini merkez oluşturulmasını öngörmektedir.
Taslak plana göre:
•Bektaşi merkezinin bulunduğu alan çok küçük bir dini mikro devlet statüsünde olacak
•yönetim Bektaşi ruhani liderliği tarafından yürütülecek
•Arnavutluk egemenliği içinde sembolik bir dini merkez olarak faaliyet gösterecek
Ancak bu proje henüz tartışma aşamasındadır ve resmi olarak kurulmuş bir devlet söz konusu değildir.
Uzmanlara göre böyle bir girişim ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir.
*Türkiye’nin Bektaşi Devleti Projesine Yaklaşımı*
Arnavutluk’ta gündeme gelen “Bektaşi Devleti” (Bektaşi Tarikatı için Vatikan benzeri mikro devlet) projesine Türkiye’nin resmi olarak açık ve net bir destek ya da karşı çıkış açıklaması bulunmamaktadır. Ankara bu konuda genellikle temkinli ve sessiz bir diplomatik tutum izlemektedir. Ancak Türkiye’deki Bektaşi oluşumları bu yaklaşımı reddetmektedir.
Türkiye’nin Temkinli Yaklaşımının Nedenleri
1.Tarihsel bağlar
Bektaşilik kökleri itibarıyla Anadolu’da ortaya çıkan ve Hacı Bektaş Veli’nin öğretilerine dayanan bir tasavvuf geleneğidir. Bu nedenle Türkiye, Bektaşi geleneğini kültürel mirasın bir parçası olarak görmektedir.
2.Türkiye’de tarikat yapısının hukuki statüsü
1925’te Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan tekke ve zaviyelerin kapatılması kanunu nedeniyle Türkiye’de tarikatların resmi kurumsal yapıları bulunmamaktadır. Bu nedenle Ankara’nın başka bir ülkede bir tarikat için devlet benzeri yapı kurulmasını açık şekilde desteklemesi siyasi açıdan hassas görülmektedir.
3.Balkan politikası ve denge
Türkiye Balkanlar’da farklı dini kurumlarla ilişkilerini dengede tutmaya çalışmaktadır.
Genel Değerlendirme
Dolayısıyla Ankara şu ana kadar “bekle-gör” politikası izleyen taraflardan biri olarak değerlendirilmektedir.
*Türkiye’deki Bektaşilerin Yaklaşımı*
Türkiye’de Bektaşi geleneğini temsil eden birçok dernek, vakıf ve Alevi-Bektaşi kurumu bu projeye şu gerekçelerle temkinli yaklaşmaktadır:
1.Bektaşiliğin devletleşmesi fikrine itiraz
Bektaşilik tarihsel olarak daha çok tasavvufi ve manevi bir yol olarak görülmektedir. Bu nedenle bazı Bektaşi çevreleri, bir tarikat için devlet kurulmasının geleneğin ruhuna uygun olmadığını savunmaktadır.
2.Bektaşiliğin merkezi tartışması
Bektaşi öğretisinin manevi merkezi tarihsel olarak Hacıbektaş ve Hacı Bektaş Veli dergâhı kabul edilmektedir. Bu nedenle bazı çevreler, dünya merkezi olarak yalnızca Tirana’nın öne çıkarılmasını eleştirmektedir.
3.Siyasi araç haline gelme endişesi
Türkiye’deki bazı Alevi-Bektaşi kurumları, böyle bir mikro devlet projesinin dini değil siyasi veya jeopolitik bir girişim olabileceği yönünde endişe dile getirmektedir.
Genel Durum
Bu nedenle Türkiye’deki Bektaşi ve Alevi-Bektaşi çevrelerinde genel eğilim:
- projeye mesafeli yaklaşmak,
•Bektaşiliğin manevi ve kültürel bir gelenek olarak kalması gerektiğini savunmak,
•konunun siyasi bir projeye dönüşmemesi gerektiğini vurgulamak şeklindedir.
Özetle, Arnavutluk’ta gündeme gelen Bektaşi mikro devleti fikri Balkanlar’da ilgi uyandırsa da Türkiye’deki Bektaşi çevreleri arasında geniş bir destek bulmuş değildir.
Son Haberler
Tüm Haberler
Belediyeler Arası Ortaklık Gündemdeydi
Cakolli: Bu Aşamada Seçimler En Kötü Seçenek
Kurti: QUINT Büyükelçileriyle Görüşmede Son Siyasi Durum Gündeme Gelmedi