EURO
1
  • EURALL
    95.54 -0.40%
  • EURTRY
    50.96 -0.30%
  • EURMKD
    61.59 -0.07%
  • EURRSD
    117.39 -0.05%
  • EURUSD
    1.16 -0.39%
  • EURGBP
    0.87 -0.12%
  • EURCHF
    0.90 -0.22%
  • EURSEK
    10.71 0.00%
  • EURAUD
    1.65 -0.13%

Tüm Haberler

Reklam Alanı
Nimet, Gaflet ve Kulun Kalbindeki Havf ile Recâ
Sizden Gelenler
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de insanın en mühim imtihanlarından birini şöyle haber verir: “Kendilerine yapılan öğütleri unutunca üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet verilen nimetlerle şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık; bir de baktılar ki bütün ümitlerini kaybetmişler.” Bu ilâhî ikaz, bizlere önemli bir hakikati hatırlatır:İnsan yalnızca darlıkla değil, bollukla da imtihan edilir. Çoğu insan yokluk zamanlarında Rabbini arar. Belâ geldiğinde eller semaya kalkar, gözler yaşarır, kalp secdeye yönelir. Fakat nimet çoğaldığında kalp bazen gevşer; şükür yerini gaflete bırakabilir. Hikmet ehli bu hakikati kısa fakat derin bir cümleyle ifade etmiştir: “Belâ sabır ister, nimet ise şükür.” Hak dostları nimet kapılarının açılmasını her zaman sevinçle karşılamamışlardır. Çünkü bilirler ki nimet bazen rahmettir, bazen de kulun kalbini yoklayan bir imtihandır. Nitekim Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm şöyle buyurmuştur: “Allah bir kul hakkında hayır murad ettiğinde onu musibetle imtihan eder.” Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulmuştur: “Bir kul günah işlediği hâlde kendisine sevdiği şeylerin verildiğini görüyorsa bu istidractır.” İşte Kur’ân’daki ayetin işaret ettiği sır tam da budur. İnsan ilâhî uyarıları unutunca bazen nimet kapıları kapanmaz; aksine ardına kadar açılır. Servet çoğalır, güç artar, imkânlar genişler. İnsan bunu bir lütuf sanır. Fakat kalp Rabbinden uzaklaşmışsa, bu genişlik ruhun daralmasıdır. Büyük mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî şöyle der: “Nimet seni Allah’a yaklaştırıyorsa nimettir; uzaklaştırıyorsa o nimetin içinde gizli bir azap vardır.” Gerçekten de insanın en büyük aldanışı nimeti, Allah’ın rızasının kesin işareti zannetmesidir. Hâlbuki tarih boyunca nice kavimler vardı ki bolluk içinde yaşarken helâke sürüklendiler. Bu yüzden arifler kalplerini iki kanatla taşımışlardır: Havf ve recâ…Korku ve umut… İmam Gazâlî der ki: “Müminin kalbi iki kanatlı bir kuş gibidir; biri korku, biri umuttur.” Eğer kul yalnızca korku ile yaşarsa ümitsizliğe düşer.Yalnızca umut ile yaşarsa gaflete sürüklenir. Bu yüzden hak ehli şöyle der: “Kul nimete bakınca şükreder ve umut eder; nefsine bakınca korkar ve tevbe eder.” İşte gerçek denge budur. Hak dostları bolluk zamanlarında kalplerini yoklarlardı. Onlar fakirlikten değil, nimetin doğurabileceği gafletten korkarlardı. Çünkü aç insan dua eder.Muhtaç insan Rabbine sığınır.Fakat tok insan bazen unutur. Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’ın şu duası bu yüzden çok derindir: “Allah’ım! Göz açıp kapayıncaya kadar bile beni nefsime bırakma.” Bu dua insanın en büyük zaafını gösterir:İnsan kendine güvenmeye başladığında düşmeye yaklaşır. Dünya tarihi de bu ayetin adeta canlı bir tefsiridir. Kavimler uyarıldılar, peygamberler gönderildi, hakikat hatırlatıldı. Fakat kalpler katılaştığında nimet kapıları açıldı. Saraylar yükseldi, hazineler çoğaldı, kudret arttı. Onlar bunu ilâhî rıza sandılar. Fakat bir gün geldi… Ansızın yakalandılar. Kur’ân’ın “بَغْتَةً – ansızın” kelimesi insanın bütün sahte güvenlerini yıkan bir hakikattir. Çünkü insan çoğu zaman düşüşün yaklaştığını fark etmez. Mevlânâ’nın şu sözü bunu ne güzel anlatır: “Gurur büyüdükçe düşüş de yaklaşır.” İnsan kendini güçlü sandığı anda aslında en zayıf olduğu noktaya yaklaşır. Çünkü kalp Allah’tan uzaklaştığında dünyanın bütün kuvvetleri insanı kurtaramaz. Hikmet ehli şöyle demiştir: “Nimetin şükrü yapılmazsa nimet gider; geriye ibret kalır.” İşte bu yüzden arifler nimetin büyüklüğüne değil, nimetin kalpte doğurduğu hâle bakmışlardır. Eğer nimet secdeyi artırıyorsa bu rahmettir.Eğer nimet gururu artırıyorsa bu bir ikazdır. Bugünün dünyasında da aynı imtihan devam ediyor. İnsanlık servetle, teknolojiyle ve kudretle büyüdüğünü zannediyor. Fakat kalplerin huzuru azalıyor. Çünkü insan Rabbini unuttuğunda dünyanın genişliği ruhun boşluğunu dolduramaz. Hakikat ehli bu yüzden şöyle demiştir: “Dünya elinde olsun, kalbinde olmasın.” Kalp Allah’a bağlı kaldıkça insan dünyanın ortasında bile hürdür. İşte mümin bu yüzden kalbini iki duygu arasında taşır: Allah’ın rahmetinden umut eder…Fakat O’nun azabından da korkar. Bu denge kulun kalbini diri tutar. Nimet geldiğinde şükreder ve umut eder.Günahını hatırladığında tevbe eder ve korkar. Çünkü bilir ki kurtuluş nimetin çokluğunda değil, nimetin sahibini unutmamaktadır. M. Tevfik Yücesoy Selam ve dua ile. İstanbul – Mart 2026
5 saat önce
0
Devamını Oku
AAK İç Seçimleri Askıya Aldı
Siyaset
Kosova’nın Geleceği İçin İttifak (AAK), olağanüstü parlamento seçimleri sonrasına kadar parti içi seçimleri tüm örgütlenme seviyelerinde askıya alma kararı aldı. AAK bugün Genel Konseyin olağanüstü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, yaklaşan olağanüstü parlamento seçimleri öncesinde partinin atacağı adımlar ele alındı. Alınan başlıca kararlardan biri, parti içi seçimlerin tüm örgütlenme seviyelerinde durdurulması oldu. AAK’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Geniş ve kapsamlı bir tartışmanın ardından Genel Konsey üyeleri, ittifakın tüm yapılarının ulusal seçim sürecine odaklanabilmesi amacıyla parti içi seçim sürecinin askıya alınması yönünde oy birliğiyle karar verdi.” Açıklamaya göre bu askıya alma kararı, olağanüstü parlamento seçimlerinin tamamlanmasından iki hafta sonrasına kadar yürürlükte olacak. Toplantıda ayrıca seçim planı da ele alındı; buna aday listesi, program ve seçim kampanyası yapılarının organizasyonu da dahil. Bunun yanında Genel Konsey, Kosova Meclisi için yapılacak olağanüstü seçimler kapsamında partinin Merkez Seçim Karargâhı’nın kurulmasına da karar verdi. Seçim karargâhının başına AAK’nın birinci başkan yardımcısı Ardian Gjini getirildi. Açıklamada, “Karargâh, parti içi seçimlerin organizasyonu ve koordinasyonu için kurulan komisyonun üyelerinden oluşacaktır.” denildi açıklamada.
5 saat önce
0
Devamını Oku
Anayasa Mahkemesi, Meclis Başkanı’na Yanıt Verdi
Diğer
Reklam Alanı
Gërvalla: 168 Yeni Adli Uzman Sertifika Aldı
Diğer
Haxhiu, Milletvekillerini Bilgilendirdi
Siyaset
Almanya’dan Kosova’daki Kurumsal Krize Tepki
Siyaset
Almanya, Kosova’da yaşanan yeni kurumsal krize ilişkin açıklamada bulundu. Berlin’de düzenlenen Federal Basın Konferansı’nda konuşan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Giese, ülkede işlevsel kurumların önemine dikkat çekti. “Kosova’nın işleyen kurumlara ihtiyacı var,” dedi. Alman hükümetine göre bu durum, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin arabuluculuğunda yürütülen Kosova ile Sırbistan arasındaki normalleşme diyalogunun sürdürülmesi açısından da büyük önem taşıyor. Giese, “Sırbistan ve Kosova’nın Avrupa Birliği’ne entegrasyonu ancak bu normalleşme diyalogu yoluyla mümkün olabilir” ifadelerini kullandı. Almanya’dan gelen bu açıklama, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin Kosova Meclisi’ni feshetmesinin ardından geldi. Daha önce Kosova Meclisi, yapılan oylamada ülkenin cumhurbaşkanını seçmeyi başaramamıştı. Mevcut kurumsal krizin, Kosova Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararlarla netlik kazanması bekleniyor. Mahkemenin Cumhurbaşkanı’nın kararını onaylaması halinde Kosova, bir yıldan biraz daha uzun bir süre içinde üçüncü kez parlamento seçimlerine gidebilir. Almanya, Batı Balkanlar’daki istikrarı Avrupa için stratejik açıdan önemli gördüğü için Kosova’da siyasi istikrarla yakından ilgileniyor. Berlin yönetimi 1999 yılından bu yana KKFOR Barış Gücü kapsamında bölgede görev alıyor ve gerektiğinde Bundeswehr’e bağlı 400 askere kadar kuvvet konuşlandırma kapasitesine sahip bulunuyor.
5 saat önce
0
Devamını Oku
Olası Casuslar Nedeniyle Hırvatistan’ın İran ile İlişkileri Kesilmeli
Sizden Gelenler
İsrail’in Zagreb Büyükelçisi Gary Koren, Hırvatistan’ın Tahran ile diplomatik ilişkileri kesmesi ve Zagreb’deki İran büyükelçiliği personeline güvenlik soruşturması yapması gerektiğini söyledi. Ona göre personel arasında Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak görülen Islamic Revolutionary Guard Corps (Devrim Muhafızları) üyeleri bulunabilir. Koren, HINA ajansına verdiği röportajda Hırvatistan ve Avrupa ülkelerine, İran büyükelçiliklerinde çalışan personelin incelenmesini tavsiye etti. Ona göre bu elçiliklerin çoğunda “istihbarat toplamak ve terörizmi desteklemekle görevli Devrim Muhafızları mensupları” bulunuyor. Koren ayrıca İran yönetiminin Batı ülkelerinde “uyuyan hücreler” bulundurduğunu iddia etti ve bunun ABD’de de ortaya çıktığını söyledi. İran rejiminin bu tür faaliyetleri yürütebilecek kapasiteye sahip olduğunu savunan Koren, Zagreb’de de durumun benzer olduğunu belirterek şunları söyledi:“Zagreb’de biliyoruz ki sınırın öte tarafında, yani Bosna Hersek’te İran rejiminin birçok destekçisi var.” Koren, Croatia’yı İran ile diplomatik ilişkileri tamamen kesmeye çağırdı.“Yalnızca büyükelçinizi geri çekmek değil; aynı zamanda büyükelçiliğinizi kapatmalı ve Zagreb’deki İran büyükelçiliğinin de kapatılmasını beklediğinizi ilan etmelisiniz.” dedi. İsrail büyükelçisi, cumartesi günü başlayan operasyonun kendisini şaşırtmadığını, özellikle Ceneve’de yapılan son **ABD – Iran görüşmeleri hakkında Washington’dan gelen bilgilerden sonra böyle bir gelişmenin beklendiğini söyledi. Koren’e göre Israel ve ABD’nin İran’daki hedefi; füze rampalarını, füze üretim hatlarını ve nükleer programı yok etmek. Öncelikli hedefler arasında İran yönetiminin kullandığı tesisler bulunuyor. Bunların başında Islamic Devrim Muhafızları ve rejime karşı direnişi bastırmak için kullanılan gönüllü paramiliter güç Basij yer alıyor. Analiz: İsrail’in Zagreb Büyükelçisi Gary Koren’in Hırvatistan’a Iran ile diplomatik ilişkileri kesme çağrısı yapması ve bu bağlamda Bosna Hersek’te İran destekçilerinin bulunduğunu iddia etmesi, yalnızca güvenlik endişesi olarak okunabilecek basit bir açıklama değildir. Bu söylem aynı zamanda Balkanlar’daki jeopolitik rekabetin bir yansımasıdır. Öncelikle bu açıklama, Orta Doğu’da uzun süredir devam eden Israel – Iran geriliminin Balkanlara taşınma ihtimalini göstermektedir. İsrail’in Avrupa ülkelerine İran’ın diplomatik ve istihbarî faaliyetlerine karşı daha sert tutum almaları yönünde çağrıda bulunması yeni değildir. Ancak Bosna Hersek’in bu bağlamda özellikle zikredilmesi dikkat çekicidir. Bu söylem, Bosna Hersek iç siyasetinde uzun süredir dile getirilen bazı iddialarla da örtüşmektedir. Özellikle Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik, yıllardır Bosna’daki Boşnak siyasi yapıyı ve bazı dini çevreleri “radikal İslam” ve yabancı etkilerle ilişkilendiren açıklamalar yapmaktadır. Dodik’in bu tür söylemleri çoğu zaman Bosna Hersek’i uluslararası kamuoyunda güvenlik riski olarak gösterme çabası şeklinde yorumlanmaktadır. Nitekim Dodik zaman zaman Bosna Hersek’te “radikal unsurların ve dış bağlantıların bulunduğunu” ileri sürerek ülkenin Batı güvenlik yapıları açısından risk taşıdığı iddiasını gündeme getirmiştir. Bu söylemler, Bosna Hersek’in uluslararası imajını zedeleyebilecek nitelikte olup ülke içindeki siyasi gerilimleri de derinleştirmektedir. Dodik bu türden yalan iftira senaryoları sıklıkla dillendirmekte böylece Müslüman Boşnakları marjinal unsurlar olarak göstermeye çalışmaktadır. Bosna Hersek’in İran ile ilişkileri tarihsel olarak çoğu zaman 1990’lı yıllardaki Bosna savaşı dönemine dayandırılmaktadır. Ancak günümüz gerçekliği farklıdır. Bosna Hersek’in stratejik hedefi açık biçimde AB(European Union) ve NATO ile entegrasyondur. Dolayısıyla ülkenin İran’ın Avrupa’daki etkisinin merkezi gibi gösterilmesi ciddi bir tartışma konusudur. Öte yandan Croatianın ifade edildiği gibi Hırvatistan’ın İran ile diplomatik ilişkileri tamamen kesmesi yönündeki çağrı da Avrupa diplomasi geleneği açısından oldukça sert bir öneridir. Avrupa Birliği ülkeleri genellikle diplomatik ilişkileri koparmaktan ziyade denetim ve diplomatik baskı yöntemlerini tercih etmektedir. Sonuç olarak, İsrail büyükelçisinin açıklamaları ile Dodik’in Bosna Hersek’i hedef gösteren söylemleri birlikte değerlendirildiğinde, Balkanlar’da jeopolitik söylemlerin giderek sertleştiği görülmektedir. Orta Doğu’daki güç mücadelesinin diplomatik söylemler üzerinden Balkan coğrafyasına yansıması, önümüzdeki dönemde Bosna Hersek’in uluslararası siyasi tartışmaların merkezinde daha fazla yer alabileceğini göstermektedir. (Haber analiz: M.Tevfik Yücesoy)
5 saat önce
0
Devamını Oku
Terras: Cumhurbaşkanının Seçilmemesi Kosova İçin Ciddi Bir Geri Adım
Siyaset
AB’den Kosova’daki Siyasi Gelişmelere Tepki
Siyaset
Cumhurbaşkanlığı Ofisi: Meclisin Feshi Anayasal Bir Yükümlülüktü
Siyaset
Diğer Haberler Yükleniyor...
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing